29 Mart 2012 Perşembe

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 9

Hareket ki düşüncenin egzersizidir; beyinde obeziteyi yaşamasın diye düşünceler…
Hüseyin Çakıcı

22 Mart 2012 Perşembe

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 8




Yerçekimsizlikte bu kadar...

Nasılda akmakta gökyüzü ruhumuzun damarlarından.

Sanırsın ki iki kuruşluk bedenim olmuş külçe.

Kim değerini biçer dersin bu hissizliğin?

Adına piyasa dedikleri bu ışıklı pavyonun...

Kapısındaki eski nam-ı diyar kabadayı.

Kasabın önündeki sokak kedisi misali.

Haline mi yansın?

Yoksa bakıp ta dokunamadığı insan etine mi?

HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 7

Sen yoksun, ben yokum. Sadece, doğru zamanda doğru yerde birleşmiş, bir araya gelmiş organizmaların sürtünerek ortaya çıkardıkları enerjinin havadaki hareketlerinden ibaret değil miyiz sence de. Bir rüzgâr çıksa fırtınada darmadağın olmak an meselesi. Tutuğunu sanma sakın. Sımsıkı sarıldığın sadece HİÇLİK...
HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 6

Kendince doğruları tanımlamak çok zordur. Çünkü yapılması gerekenler, meşru görüldüğü için sonsuzdur. Ama yapılmaması gerekenler daha az olduğundan kendini tersinden yani, Değil’ler den tanımlamak köylü uyanıklığıdır.
HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 5

Üç felsefenin doğduğu andır. Yüksekliğin de var olduğunun fark edildiği an. Dayayıp kollarını bir ile ikinin omzuna, dumanını, bacasını ve ardından  gördüğü geminin, dümeninde gene üç ’ün geldiğini görüp yıkıldığı an.
HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 4

Kulak, müziğin matematiğini çözen bir profesörün yazı tahtasıdır. Dil aynası, eller ise icra etmesidir.
HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 3

Üçüncü adımı attığında ruhunun bedenine hükmedemediğini, adeta zihninin yoksun, fakir düşüncelerinin mülkü yok ettiğini hissetti. Ete kemiğe bürünmüş ne kadar yaşanmışlık varsa bir çırpıda alaşağı oldu.

HÜSEYİN ÇAKICI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 2

An zamanın ayak izidir. Eriyince kaybolan, yağıca silinen, yaşayınca ısınan ve var olan.

HÜSEYİN ÇAKCI

FELSEFE İŞÇİLİĞİ 1

Kadın. Eşinin ruhuna yani erkeğin ruhuna, sırılsıklam âşık olsa da olmasa da izin almaksızın, bir hırsız edasıyla, gözkapaklarını aralayarak sessizce girmek ister bedeniyle. Dolapta gizlenirken yakalansa da çırılçıplak, erkek tarafından, ilk soruyu o sorar “ne arıyorsun burada!” diye.