14 Nisan 2009 Salı

Karanlık Zamanlar Günlüğü 13


Sonun başıydı sanırım
Ağlıyordum o anda
İlk kez
Sarılmıştım yalnızlığıma anne karnında
Kardeşim bildiğim ölü cenine
Doğdum ve öldüm aynı zamanda
Ölüm ve yaşam yan yana
İkiz bir gölge gibi ardımda pinekleye dursun...

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 12


İndirgediğim bütün gerçeklik tanımlamaları tabana geldiğin de unufak oldu.
Birde temizlemek ızdırabı.
Üstüne yorgunluğum uzanmak varken.
Kaçıncı kurtarma çabam, beyhude.
Ya gerçek yok, ya da doğruluk tabanım

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 11


Kelimeye vurduğun zaman kaç hecede çıkıyor gerçek ortaya.
Dışımızda ki neden tatminimiz olmaz.
Çok doymaz olduğumuzdan mıdır varken bile yok sayma çabamız.
Gerçeklik; doğruluğun neresinde.
Kaçıncı türevinde çıkıyor anadan üryan.
Neden çıplak gördüğümüzde utanırız, varlığı.
Ve neden her seferinde yerle bir olur bakışlarımız.

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 10



Maviden damıttığım havayla doldurdum balonu
Kaç yıl sürdü biliyor musun? Dile kolay
İki kurdan büyüklüğünde cüssem oysaki
Yok, oluşu derinde aramadım ben
Karanlıkta
Sardım beni yakalamak isteyen balıkçıların misinalarına vücudumu
Bir iş görmenin eğlencesiyle
Bütün deryanın sakinlerinin gözü önünde
Saldım kendimi
Ve sarhoş eden bir hızla gök denize yükseldim
Koyu maviden açık maviye doğru
Kanatsız bir kuştum oysaki denize düşen
Şimdi gene kanatsızım
Gökyüzünde, ölümüm...

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 9


Sen başka yükseltilerdesin dostum.Oysaki ben; varoşların köhne odalarında, yan daireden gelen yoksulluk içi aile kavgalarını duyarak yazmak düşündeyim.
Her adımında komsunun tavandan bir parça toz kütlesi yağmakta,
dışarıdaki beyaz ritimde.
Lambanın fitili de kısaldı kısalacağı kadar.
Az kaldı yalnızlığım.
Yakmaz artık bu odayı aydınlık. Nerde!

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 8


Bu sayede denizi tanıdım, sahil boyu turlarken
Belki de bir gemi bekledim
kendimi iç yeşilde kaybetmek varken
Belki de bir insan yüzü vardı içimde
Aramadım
Bekledim
Ama dumanı bile yoktu, denize yatan bir gemi
Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlayan hiçbir delil
Yoktu
Döndüm yüzümü yeşile doğru
Ne kadarda güzelmiş dumanı
Üstündeki yeşilin...

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 7


Bu loş koridorda çökmüşken duvarın dibine, mesainin son düdüğü.
Hak edemeyişimizin emeği, slogansız meydanlar.
Sükûnetin çekinilmezliğini defedip basımdan, kalk ayağa.
Tozlanmış bayraklar, kısılan ses, hak için yürümeye alışık olmayan ayaklar.

hüseyin çakıcı(2009/4)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 6


Zamanın çöplüğü de beyhude açan imgesel bir zeytin ağacı misali;
Düşsem zaman,
tökezlesem mekân,
ayrılsam yerçekimsizlik.
Yağımdan yalnızlık,
içimden korku,
posamdan yokluk akar.

hüseyin çakıcı(2009/3)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 5


Ziyan zamanları aradan çıkarıyoruz biz de zaten bu civarda
öldür öldür bitmedi bu saatler
kurşunumda bımek üzere
havada kararmakta
soğukta olur
yavaş yavaş geriye çekilmenin faydası var sanırım

hüseyin çakıcı(2009/3)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 4


Bakmak ile görmek arasındaki ince çizgi nasılda andırıyor sırat köprüsünü bir bilsen.
Yürüsem yalnızım bedenimle.
Dönsem korkak.
Düşsem yok olmak bana eşlik edecek.
Kazansam ne farkeder ki olduğum yerdeyim.

hüseyin çakıcı(2009/3)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 3



En güzeli düşüncelerinle beğenilmek.
Ama bazen de düşünüyorum da ne kadar aynıyız.
Farklı olmayı istemek bu aralar revaçta,yok satıyor.
Bu çabadan sebep,
herkes her şeyden bir parça alıp karıştırıyor.
Düzenli, düzensiz, çelişik.
Garip tonlar çıksa da ortaya farklı oluyor.
Ama emin ol ki o rengi odanın duvarına vurup yaşayamasın.

hüseyin çakıcı(2009/3)

13 Nisan 2009 Pazartesi

Karanlık Zamanlar Günlüğü 2




Ehlileşiyor içimizdeki hayvan büyüdükçe, yaşadıkça.
Her şeyin özetini ezberliyoruz dostum.
Ondan azalıyoruz aslında.
Ama buna bu zamanlarda tecrübe diyorlar.
Kahramanlık destanları bile çıkıyor çoğunun içinden.
Ama bir bakmışsın ki fazlalıklar kırpılırken şuncacık kalmışız.
Keşke küçülmesek.

hüseyin çakıcı(2009/3)

Karanlık Zamanlar Günlüğü 1



Ben de inzivadayım zaten. Karanlık zamanların alışkanlığı hep. Kendime yetecek kadar aydınlık aldım yanıma. Prometeus ateşi çalıncaya kadar, tekrar. Okuyorum, okuyorum hep ve yalnız. Okuduğum kitapları yakarak ısınıyor bedenim. Aydınlanıyor yapay, bakışlarımın mesafesi.

hüseyin çakıcı(2009/3)